Post image
“Suça sürüklenen çocuklar rehabilite edilmezse toplum riske atılır”

 

Zafer Partisi Keşan Gençlik Kolları Başkanı Kubilay Bayır, suça sürüklenmiş çocukların, gerekli rehabilitasyon, psikolojik destek ve etkin devlet denetimi olmadan serbest bırakıldığında; travma, öfke ve intikam duygusuyla dolu bireylere dönüştüğünü belirtti. Bayır, “Suça sürüklenen çocuklar rehabilite edilmezse toplum riske atılır” dedi.

Cezaevi sürecinin, bu çocuklar için çoğu zaman ıslah değil; suç ve terör örgütleriyle tanışmanın, radikalleşmenin ve örgütlenmenin ilk adımı haline geldiğini ifade eden Bayır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bilimsel rehabilitasyon ve sıkı kamu takibi olmadan serbest bırakılan her çocuk, sokakta şiddet, silah ve terör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün ‘suça sürüklenmiş çocuk’ olarak tanımlanan birçok vaka, yarın örgütlerin kullandığı bir suç ve terör unsuruna dönüşmektedir. Bu gerçeği görmezden gelmek, çocukları korumak değil; toplumu bilinçli şekilde riske atmaktır. Çocuklarımızı ve kardeşlerimizi; tarikatlara, uyuşturucu çetelerine, sokak çetelerine ve terör örgütlerine kaptırmamak için bilimle, teknolojiyle ve akılla yoğrulmuş güçlü bir devlet politikası şarttır. Erken çocukluk eğitimi yalnızca pedagojik bir tercih değil, doğrudan milli güvenlik meselesidir. Bir devlet çocuklarını koruyamıyorsa, geleceğini de koruyamaz. Bugün ne yazık ki Türkiye’de çocuklar korunmamakta; eğitim sistemi zayıflatılmakta, eleştirel düşünce geri plana itilmekte, hukuk caydırıcılığını kaybetmektedir. Güvenlik politikaları ise uzun vadeli çözüm üretmek yerine günü kurtarmaya odaklanmaktadır. Bu boşluğu da tarikatlar, suç şebekeleri ve terör yapılanmaları doldurmaktadır. Sokakta gördüğümüz tablo tesadüf değildir. Uyuşturucuya bulaştırılan, erken yaşta silahla tanıştırılan ve “nasıl olsa çocuk” denilerek serbest bırakılan failler; sistemli bir ihmal zincirinin sonucudur. Suç; yaşa göre değil, işlenen fiilin ağırlığına ve topluma oluşturduğu tehdide göre değerlendirilmelidir. Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın da vurguladığı gibi; suç, yaş bahanesiyle masumlaştırılamaz. Elinde silah olan, cinayet işleyen ya da terör örgütleri tarafından kullanılan bir fail, ‘çocuk’ kılıfı arkasına saklanarak korunamaz. Hukukun görevi, suç örgütlerinin işini kolaylaştırmak değil; milleti korumaktır.”

Devlet yalnızca sonucu değil, suçu besleyen zemini de ortadan kaldırmak zorundadır

Bazı olaylarda suçun, bireysel bir sapma olmaktan çıkarak, aile içinde normalleşerek, nesilden nesile aktarılan bir düzen halini aldığını dile getiren Faruk Bayır, şu açıklamayı yaptı:

“Failin ailesinden çok sayıda ruhsatsız silah çıkması tesadüf değil; örgütlü ve süreklilik arz eden bir suç kültürünün göstergesidir. Devlet yalnızca sonucu değil, suçu besleyen zemini de ortadan kaldırmak zorundadır. Şehirlerimizde artık çok net bir gerçek vardır: 18 yaşından küçük, uyuşturucuya bulaştırılmış ve tek başına ateşli silah taşıyan çocukların olduğu her yerde sıradan bir asayiş sorunu değil; KCK/PKK başta olmak Çizere terör örgütlerinin altyapı faaliyeti vardır. Bu yapılar çocukları hem kalkan hem tetikçi olarak kullanmaktadır. Devletin görevi yalnızca konuşmak değil; çocuğa silahı veren eli bulmak, uyuşturucu ağlarını dağıtmak ve çocukları kullanan suç ve terör yapılanmalarını kökünden yok etmektir. Aksi halde ‘ocukları koruyoruz’ söylemi, içi boş bir vicdan rahatlatmasından öteye geçemez.

Adalet sistemi; teröristleri erken tahliye etmek için değil, sokakları ve geleceğimizi korumak için vardır. Güvenlik politikaları bugünü idare etmek için değil, yarını güvence altına almak için uygulanmalıdır.

Tertemiz Türkiye projemizle; sokak çeteleri, uyuşturucu ağları ve organize suç unsurları hiçbir ayrım yapılmaksızın kökünden kazınacaktır. Devlet, sokakları da geleceği de suçtan arındıracaktır. Biz; çocuklarımızın kaderinin tarikat yurtlarında, sokak çetelerinde, uyuşturucu bataklığında ya da terör kamplarında yazılmasına razı değiliz. Türkiye, çocuklarını kaybedecek bir ülke değildir. Bu ülke akıl, bilim, adalet ve kararlılıkla yönetilmek zorundadır.”

(Gündem Saros, 20.01.2026)

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN