Post image
Güven mi dediniz?

 

Evet, evet…

Güven…

Bu kelime size neyi ifade ediyor…

Etrafınızdaki insanlara ne kadar güveniyorsunuz? Güven için de misini? Şu dünyaya güven içerisinde bir çocuk getirmeyi düşünüyor musunuz?

Sorular uzayıp gider.

Örneğin; ABD Başkanı Donald Trump, ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönlan’ı ele geçirmek için “acil müzakereler” başlatmak istediğini söyledi…

İnanıyor musunuz?

Neyse geçelim bunları…

Toplum Çalışmaları Enstitüsü (TÇE), Dünya Değerler Araştırması’nın (World Values Survey-WVS) “Dünyada Toplumsal Güven” başlıklı araştırmasının verilerini paylaşmış…

Araştırmada; kişilere, o ülkedeki insanların güvenilir olup olmadığı sorulmuş ve “çoğu insanlara güvenilebilir” yanıtını verenlerin oranı hesaplanmış…

Sonucu mu merak ediyorsunuz?

Güven düzeyinin yüksek olduğu ülkeler ki; büyük bölümü kişi başına gelirin de yüksek olduğu ülkeler… Birinci sırada yüzde 73,9’la Danimarka, ikinci sırada yüzde 72.1’le Norveç, üçüncü sırada yüzde 68.4’le Finlandiya tabloda yer bulmuş… Çin’de “çoğu insana güvenilebilir” yanıtını verenlerin oranı yüzde 63.5, İsveç’te ise yüzde 62.8… Yani bu beş ülkede, “çoğu insana güvenilir” yanıtına ‘evet’ diyenlerin çoğunlukta olduğu ülkeler…

Maalesef ki; ülkemizde “çoğu insana güvenilir” sorusuna ‘evet’ diyenlerin oranı sadece yüzde 14’te kaldığı için ‘’GÜVEN” sıralamasında ülkeler arasında Türkiye 61’inci sırada kendisine yer bulabilmiş…

Toplum Çalışmaları Enstitüsü Araştırma ve Veri Analizi Programı Direktörlüğü, araştırmada elde edilen bulguların, ülkeler arasında kişilerarası güven düzeylerinin belirgin biçimde farklılaştığını ortaya koyduğunu belirtiyor ve “Dolayısıyla toplumsal güven, yalnızca bireysel tutumların bir yansıması değil; aynı zamanda ekonomik gelişmişlik, kurumsal kalite ve toplumsal istikrar gibi daha geniş yapısal unsurlarla da yakından ilişkili bir olgu olarak öne çıkmaktadır” yorumunu yapıyor… Ve ekliyor:

“Buna karşılık kişi başına düşen gelirin düşük olduğu ülkelerde ekonomik belirsizlikler daha yaygın olmakta; iş güvencesizliği, gelir dalgalanmaları ve sınırlı sosyal koruma mekanizmaları bireylerin gündelik hayatında belirleyici hale gelmektedir. Bu durum, kişiler arası ilişkilerde güvensizlik duygusunun daha kolay kök salmasına yol açabilmekte; toplumsal güven düzeyleri üzerinde aşağı yönlü bir baskı yaratmaktadır. Dolayısıyla düşük güven oranları, çoğu zaman ekonomik kırılganlıklarla iç içe geçmiş bir tabloya işaret etmektedir.”

Ne dersiniz; Türkiye’de güven eksikliğinin nedeni düşük maaşlar mı? Düşük maaşlarla yaşam savaşı verilmesi mi? Ya artan kadın cinayetleri, akran cinayetleri vs. Her gün yaşanılan inanılmaz olaylar, cinayetler… Kişinin “GÜVEN” duygusunu, duymasını nasıl etkiliyor sizce?

Kendimizi daha güvende hissettiğimiz, gün ve yıllara…

İyi haftalar

Umut Vakfı – 3 Şubat 2026

 

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN