Post image
Ah şu miras!

 

Para, çıkar… İşin içine girdi mi ne kardeşlik kalıyor, ne aile…

Hemen her gün arazi çatışmaları, kavgaları, miras cinayetleri yaşanıyor…

Farkında mısınız bilemiyoruz, ama biz; “yılın şiddet haritası” için günü gününe üçüncü sayfa haberlerini titizlikle taradığımız için fazlasıyla farkındayız ve gerçekten “aile” mevhumunun nasıl “miras” olaylarıyla derbeder hale geldiğini görüyor, üzülüyoruz…

Elbette bunun en önemli nedenlerinden birisi; adalet ve adil olma duygusunu bile yitirmiş insanların bireysel, bencil, ben merkezci yaşam sürmeleri…

Atalarından kalan malı, mirası hiç kimse adilane paylaşmak istemiyor… Herkes tüm mirasın kendisinin olmasını arzuluyor nedense… Kardeşine ya da diğer yakınına söz konusu mirasın zırnığını bile koklatmak istemiyor…

Ama bu insanlarla konuşsanız mangalda kül bırakmıyorlar. Çok iyi, harika insanlar, çok dindarlar…

Ama yaşanan olaylara bakınca büyüklerimizin dediği gibi herkes “kendine Müslüman”

Atalardan kalan; “Tüm para benim”, “Tüm arazi benim”, “Tüm miras benim” hastalığında…

“Senin hakkın yok”!

İnanın Türkiye’nin dörtbir yanında yine arazi kavgaları, miras cinayetleri işleniyor…

İşte en yenilerinden birisi:

Bayramda annesini ziyaret etmek için Kırklareli’nin Vize ilçesine giden 52 yaşındaki yazar Ayten Öztürk miras yüzünden çıkan tartışmada erkek yeğeni tarafından bıçaklanarak öldürüldü…

Teyzeyi öldüren bu yeğen hem de STAJYER AVUKAT

 

 

Avukatta hakkı bilmiyorsa, hakka saygılı değilse ne diyeceğiz ki?

Miras hakkı diye bir şey olduğunu kime anlatacağız ki?

Düşünsenize Türkiye’nin en çok okumuş insanlarının bulunduğu kentlerinde bile “miras cinayeti” işleniyorsa bu çağda, yaşanan miras, arazi kavgalarına nasıl çözüm bulunacak ki?

Hukuk fakültesi okumuş, avukatlık stajı yapan bir genç, yazar teyzesini mal-mülk için bıçaklayarak öldürüyorsa Diyarbakır’da da gözü dönmüş bir ağabey, araçla trafikte seyreden öz be öz kardeşine pusu kurabiliyor maalesef…

Ki olay da, Diyarbakır Ergani’de yaşandı Kurban Bayramı’nda…

Burada bir anti parantez açalım ki; Maalesef bu ülkede nedense suçluların, daha doğrusu katillerin isimleri çok sıkı bir şekilde açıklanmıyor, AŞ, YB gibi isim ve soyadları kodlanıyor… Kimse onların katil olduğunu bilmesin ki, birkaç yıl sonra salıverildiklerinde bu kişilerin ikinci kez evlendirildiklerine ve ikinci karılarını da öldürdüklerine tanık oluyoruz üzülerek…

Evet Diyarbakır Ergani’de de Kurban Bayramı’nda, 51 yaşındaki Hüseyin Şenol ve eşi Seçim Şenol ticari araçlarıyla tarlalarından dönerken silahlı saldırıya uğramışlar, Hüseyin Şenol ölmüş, eşi ise ağır yaralanmıştı…

Jandarma yani JASAT ekiplerinin yürüttüğü titiz çalışma sonucu ortaya çıktı ki; Şenol ailesine pusuyu kuran; aralarında arazi anlaşmazlığı bulunan öz be öz 59 yaşındaki ağabeyi Z… idi…

Jandarma; bir arsa için kardeşine acımayan, pusu kurup canını alan 59 yaşındaki ağabeyi Z.Ş. (ölen kardeşten dolayı biliyoruz ki soyadları Şenol) ile oğulları M.Ş. (30), S.Ş. (27) ile damadı M.Y.’yi (40) gözaltına aldı…

Ne acı değil mi?

Bir arsa için öz kardeşini, öz amcanı öldürebiliyorsun… Miras için teyzenin canını acımadan alabiliyorsun…

Üzücü ki; paranın tüm insan ilişkilerinin önüne geçtiği bu çağda maalesef atadan, dededen kalma arazi vs. için kardeş kardeşe acımıyor…

Adaletli, adil yaşamın tüm hayatımıza, benliğimize sirayet etmesi, hakim kılınması dileğiyle

İyi haftalar

Umut Vakfı – 2 Haziran 2026

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN