Post image
Korku sinemasını yeniden tanımlayan film

teksas-katliami-1-restore

ALI ABADAY (jpardaillan@gmail.com)

Kötülüğün insanı çeken ilginç bir yanı var. Normalde yaşadığımız toplum içinde, birtakım ahlak değerleriyle birlikte kendi normlarımızda iyi olmaya çalışırız. Her ne kadar kötülükten, kötülük yapmaktan uzak durmaya çalışsak da bunu pek başaramayız.

Ne var ki kimi kötülükler bizim hayal edemeyeceğimiz noktalara ulaştığı zaman adeta şok oluruz ve o kötülüğün kaynağını bir şekilde anlamak isteriz. Bu noktada sanat bize yardım etmeye çalışır. Bunu her zaman başaramasa da kendince bir noktaya kadar açıklar.

1957 yılında Ed Gein ABD’de tutuklandığı zaman üç ayn mezarlıktan çaldığı cesetlerle evinde yaptığı eşyalar ve ardından iki cinayeti itiraf etmesi insanları şok etmişti. Gein, o zamana kadar kimsenin hayal dahi edemeyeceği şeyler yapmıştı. İnsan kemiklerinden ev eşyaları yapan Gein, ayrıca kendisine kadın derisinden bir elbise dikmeye çalışmıştı.

teksas-katliami-3d-1389960055Gein ve davası çoğu kişinin ilgisini çekti. Psycho/Sapıktan The Silence ofthe Lambs/Kuzuların Sessizliği’ne pek çok kitap ve filmde Gein’e benzeyen katiller yaratıldı. Ancak Tobe Hooper‘ın 1974 yılında çektiği Texas Chain Saw Massacre/Teksas Elektrikli Testere Katliamı olayı oldukça farklı bir boyuta götürdü.

Kim Henkel ve Tobe Hooper senaryoyu birlikte yazdıkları zaman ABD’de Vietnam Savaşı, Watergate, ekonomik sorunlar yüzünden yönetime karşı oldukça büyük bir güvensizlik vardı. İnsanlara söylenen yalanlara atfen filmin başında izlenecek hikâyenin gerçek bir olaya dayandığı söylendi. Aslında bu bir yalandı, ancak filmin izlenmesine katkısı yadsınamayacak derecede çok oldu.

Kısaca dedelerinin mezarının tahrip edilip edilmediğini öğrenmek için yola çıkan iki kardeş ve onlara eşlik eden üç arkadaşın hikayesiydi Teksas Elektrikli Testere Katliamı. Benzin bulamadıkları bir noktada durduktan sonra önce iki kişi bir eve giriyor ve korku sinemasının en önemli karakterlerinden Leatherface ile karşılaşıyorlardı.

1383_B

16 mm. kamera ile çekilen filmin gerek renkleri, gerek kamera açıları gerekse çekim mekânları seyircinin huzursuz olmasını sağlayacak şekildeydi.

Öte yandan filmde kullanılan elektrikli testere ile büyük ve kesici aletlerin cinayet için kullanılması klişesi başladı. Filmin korku sinemasına kazandırdığı diğer klişeler iri yan, konuşmayan ve acımasız bir katil, herkes öldüğünde sona kalan masum kız gibi unsurlardı. Ancak özellikle Leatherface karakteri A Nightmare On Elm Street/Elm Sokağı Kâbusu’nun Freddy Kruger’ına ve Friday The 13th./13. Cuma’nın Jason’ına ilham verdi.

İçerdiği şiddet nedeniyle kimi zaman sansüre uğrayan film buna karşın oldukça iyi bir gişe elde etti. Zaten toplamda yedi film çekildi ve seri 235 milyon dolardan fazla hâsılat elde etti.

Filme dikkatli bakılınca da oldukça ilginç unsurlar bulmak mümkün. Filmin başında eskiden mezbahada hayvanların nasıl öldürüldüğünün anlatılmasının ardından gençlerin aynı şekilde hayatlarını kaybetmeleri kimi akademisyen ve eleştirmenlere göre Teksas Elektrikli Testere Katliamının vahşi kapitalizme bir eleştirisi. Başka bir grup ise bunu hayvanlara karşı yapılan eziyetin daha iyi anlaşılması açısından güzel bir örnek olarak görüyor.

Yemek bölümünde biraraya gelen Savvyer ailesi ise Married With Children/Evli ve Çocuklunun Bundy ailesinden çok önce televizyondaki örnek Amerikan ailelerine bir taşlama. Tabii Sawyerların işlerini kaybeden ve bir şekilde yaşamaya çalışıp bunun için kötü yolara sapan ailelere örnek olduğunu düşünenler de var.

3804_B

Teksas Elektrikli Testere Katliamı belki 40 yıl önce çekildi ancak etkisi ve üzerine yapılan tartışmalar hâlâ devam ediyor. Bugün bile çoğu korku filmi Teksas Elektrikli Testere Katliamı’ndan izler taşıyor ki o yapımlann yönetmenleri de bunu kabul ediyor. O yüzden özellikle korku sinemasına ilgisi olanların 40’ıncı yılı nedeniyle yeniden sinemalara gelen filmi kaçırmaması lazım.

(Taraf, 03.04.2015)

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN