Post image
Tecavüz hamileleri “tez” konusu

baba-tacizi-640x360

Yusuf BAŞTUĞ

Adana’da ortalama yaşları 15 olan 207 gebe kadınla ilgili yapılan tez çalışması, rızası ile evlenmek isteyen yaşı küçük kızların, cinsel tacizin yanı sıra fiziksel ve duygusal istismar veya ihmal mağduru olduğunu ortaya çıkardı.

Adana’daki mahkemeler, 2013 yılının değişik dönemlerinde yaşı küçük olup da evlenebilmek için resmi karar almak isteyenler ile cinsel tacize uğrayanların başvurularını inceledi. Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Adli Olguları Değerlendirme Heyeti’ne başvuran mahkeme, toplamda 207 gebe ergenle ilgi adli ve tıbbi değerlendirme yapılması, bu kişilerin ruhen ve bedenen evlenip evlenemeyeceği hususlarında rapor düzenlenmesini istedi. Bilimsel ve tıbbi inceleme sonrası söz konusu raporları hazırlayan Adli Olguları Değerlendirme Heyeti’nin girişimiyle, mahkemelerden gönderilen 207 gebe ergenin bilgilerini ele alan bir tez çalışması yapıldı.

Yapılan tez çalışmasında, incelenen 207 ergen gebenin gerçek yaş ortalamasının 15, eğitim sürelerinin de 6 yıl olduğu saptandı. Çalışmanın ayrıntılarını paylaşan ÇÜ Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşegül Yolga Tahiroğlu, “İncelemede istismarcıların yüzde 12’sinin aileden biri, yüzde 30’unun aile dışından tanıdık veya yabancı biri ve yüzde 71’inin de eşi kabul edilen kişi olduğu görüldü. Oranların toplamı yüzde 100’ü aşıyor. Bunun nedeni de, yaklaşık 5 kızdan birinin birden fazla kişi tarafından istismar edilmesidir” dedi.

minik_gizemin_katledilmesi_h34244

İncelenen 207 ergenin yüzde 17’sinde fiziksel istismar ve yüzde 88’inde ihmal öyküsü bulunduğunu aktaran Doç. Dr. Ayşegül Yolga Tahiroğlu, şunları kaydetti:

“İstismarcısı eşi kabul edilen kızların bile yaklaşık 5’te biri cinsel ilişki sırasında zor, tehdit veya şiddete maruz kaldığını bildirdi. Bu durum evlenmek amacıyla mahkemeye başvuranlar için de farklı değildi. Çoğu evlenmek amacıyla başvursa da, bu kızların hemen hepsi cinsel istismar dışında fiziksel ve duygusal istismar veya ihmal mağduru. İsteği dışında bile olsa cinsel temas toplumun ve ailelerin evliliği çözüm olarak dayatmasına yol açıyor. Gebe kaldıysa bu baskı çok daha büyük oluyor. Yaşları düşünüldüğünde evlenme kararını verecek ehliyete sahip değilken, istismar ve gebelik gibi durumlara bağlı baskı ile verilen karar ne kadar sağlıklı ve küçüğün yararına olabilir? İstismar ve ihmal ortamında büyümüş bu kızlar kimi zaman evliliği kaçış, kurtuluş sanmakta ve hatta yaşadığı ortamdan kurtulmak için tecavüzcüsü ile evlenmeye bile razı olabiliyor.”

Namus cinayetleri her yerde işleniyor

Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurşen Adak ise namus cinayetlerinin kadın şiddetinde gelinebilecek son nokta olduğunu belirterek “Namus cinayetleri Türkiye’ye özgü bir şey değil, evrensel bir sorundur. Namus cinayetlerin İslam toplumlarına özgü olduğu söylense de aslında dünyanın pek çok coğrafyasında görünüyor. Her yıl 5 bine yakın kadın namus adına işlenen cinayetlerin kurbanı oluyor” dedi.

Türkiye’de 18 yaş altı evliliklerle ilgili yasal düzenleme bulunuyor. 16 yaşını dolduranlar olağanüstü bir durum ve önemli bir neden gösterip belgeleyerek 17 yaşını dolduranlar da anne ve babası gibi yasal temsilcilerinin izniyle mahkemelerden karar alıp evlenebiliyor. DHA

(GAZETTE, 28.11.2016)

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN