Post image
Yuh…

 

Bir yanda doğayı, hayvanı, insanı, güzel olan her şeyi korumaya çalışan insanlar… Bir yanda yüzde yüz psikolojik tedaviye ihtiyacı olan, maganda, vahşi, bencil, her tür güzelliğe karşı, hatta bazıları asla dışarıda olmaması gereken insanlar…

Nereye giderse gitsinler düzelmek, dünyaya güzel pencerelerden bakmaya çalışmak yerine hırçınlıklarını, magandalıklarını taşıyorlar…  Bakıyorsunuz gittikleri Almanya’da, Hollanda’da bile kadın cinayetlerine imza atıyorlar…

İşte geçen hafta sonu İstanbul; beklenenden daha az da olsa kar yağışına sahne oldu… Cumartesi günü biraz daha yerler karla kaplanınca pek çok semtte çocuk-büyük sokaklardaydı, yağan karın keyfini çıkarmak için… Ama maalesef maganda da sokaktaydı…

İstanbul Beyoğlu Tophane semtinde bir parkta da bir grup insan eğlenerek kartopu oynuyordu ve o sırada oradan geçen bir şahsın başına kartopu isabet etti…

Başına kartopu isabet eden şahıs, yakınlarına haber verince Siirtliler ile Bitlisliler arasında önce kartopu savaşı başladı. Sonra bu kartopu savaşı daha da büyüdü, iki grup birbirine yumruk ve tekmelerle saldırdı. Kavga sırasında bir kişi, yanında bulunan silahla karşı gruba ateş etti. Kurşunların isabet ettiği 7 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılırken, gelen polis ekipleri saldırıyı gerçekleştiren üç kişiden E. B.’yi olay yerinde, M.B. ve F.B.‘yi ise Galata Köprüsü civarında yakalayıp gözaltına aldı.

Silahlı saldırganın kalabalığın üzerine ateş açtığı anlar güvenlik kamerasına da yansıdı…

Dünyanın başka yerinde de kartopu birine isabet ettiği için silahlı yaralamaya kadar varan kavgalar çıkar mı acaba?

Ama hak ve hukukun adeta yok olduğu bu memlekette insanı şaşkınlığa çevirecek her şey yaşanıyor… Bakın Konya’da adam 22 yıl önce çifte cinayet işleyerek içeri girmiş… Belli ki serbest 22 yıl sonra… Belki de daha önce serbest kaldı…

Bu ülkede yaralayan, öldürenin kah tutuklanmadığına, kah en kısa sürede serbest kaldığına şahit oluyoruz inanamayarak!  Söz konusu zat Hüseyin Koyuncu, 12 Mart akşamı da zil zurna sarhoş halde tüfekle etrafa rast gele ateş ederek komşuları Fehmi Türk (61) ile oğlu Memduh Türk’ü (28) öldürüp, Hamit Çelik (49) ile oğlu Osman Cihad Çelik’i (8) yaraladı…

Dedik ya burası Türkiye, adalet yerine şiddet işliyor… Cinayet işleyenler, insanlara şiddeti yaşatanlar verilen kararlarla adeta ödüllendiriliyor…

 

 

Bakın Yargıtay Genel Kurul’u; TRT sanatçısı Hatice Kaçmaz’ı (33) 2014 yılında 15 yerinden bıçaklayarak katleden Orhan Münis’in yargılanmasına ilişkin davada indirim kararını onayladı…

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi davada, Munis’e “kasten öldürme” den ceza vermişti… Yargıtay Ceza Genel Kurulu da; cinayetin “duygusal çöküntü ve hiddetin etkisiyle” işlendiğini gerekçe göstererek tasarlayarak değil kasten öldürme suçunun oluştuğunu belirtti ve bu kararı onadı… Yani Yargıtay’ın bu kararına göre; “Kaçmaz’ın evlilik teklifini kabul etmesi halinde Munis cinayeti işlemeyebilecekti…”

Pes doğrusu…

Bakın Konya’da iki çifte cinayetten 22 yıl yatıp çıkan adam iki kişiyi daha öldürdü, iki kişiyi de yaraladı…

Hatice Kaçmaz’ın katili de Yargıtay’ın indirim kararını onaylamasıyla ağırlaştırılmış müebbetten kurtulduğu için kısa sürede serbest kalabilecek… Bu arada bir af çıkarılırsa daha önce da aramızda olabilir…

Yargı neden acaba yaralayanı hiç tutuklamazken, öldüreni de kısa sürede serbest bırakıyor? Cinayet işleyenler neden hak ettiği cezayı çekmiyor?

 

 

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü; “Sorarım Yargıtay’ın koltuğunda oturan değerli hakimlere: Hangi erkek buluşmaya giderken yanında 19.5 santimlik bir bıçakla gider?” diyerek kararla ilgili tepkisini dile getiriyor…

İktidarın hala kendi oyun alanı içerisinde bu konuda topu çevirmekle meşgul olduğunu söyleyen Güllü, “O çevrilen toplarla uğraşırken bu tarafta kadınların geride kalan hayatlarının bedelini kim ödeyecek? Burada fail tek başına değildir, iktidar yanındadır, derken çok haklıyız. İktidarın failliğini  aslında sağlayan kolluk kuvvetleri ve yargıdır. Bugün yargının aldığı karar da bıçak darbelerini saplayan fail kadar suçludur” diyor…

Yargının çarkı ne kadar adil dönerse, tüm topluma güven hakim olur, haksızlıklar azalır, kadın cinayetleri azalır, umutlar artar, hayat güzelleşir, diyelim…

Ve her şeye rağmen umutlarımızı eksiltmeyelim…

İyi haftalar

Umut Vakfı

 

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN