Gülay ATAR
Çocuklar ve gençler arasında kullanımı yaygınlaşan yapay zekâ sohbet robotları, ruh sağlık üzerindeki etkileriyle gündemde.
Yalnızlık, ailevi sorunlar ve psikolojik sıkıntılar yaşayan gençlerin bu uygulamalarla duygularını paylaşması, teknolojinin kriz anlarında ne kadar güvenilir olduğu sorusunu beraberinde getiriyor.
Son araştırmalar, yapay zekânın bazı ciddi psikolojik sorunları tespit edemediğini ve ihtiyaç duyulan profesyonel desteğe yönlendirmede yetersiz kalabildiğini gösteriyor.
1 Ağustos 2026’da npj Digital Medicine dergisinde yayımlanan bilimsel inceleme ile 7 Ekim 2026’da ABD merkezli Common Sense Media tarafından açıklanan araştırma, gençlerin yapay zekâ kullanımıyla bağlantılı güvenlik sorunlarını farklı yönlerden ele aldı. İki çalışmada da özellikle intihar düşüncelerinin belirlenmesi, psikolojik krizlere uygun yanıt verilmesi ve gençlerin gerçek kişilerden yardım almasının sağlanması konularında eksiklikler bulunduğuna dikkat çekildi.
RİSKLİ KONUŞMALAR EBEVEYNLERE BİLDİRİLMEDİ
Common Sense Media bünyesindeki Gençlik Yapay Zekâ Güvenliği Enstitüsü, ChatGPT’nin 13-17 yaş grubuna yönelik güvenlik özelliklerini 4 binden fazla test üzerinden değerlendirdi.
Çocuk ve ergen psikiyatristlerinin katkısıyla hazırlanan senaryolarda, genç kullanıcıları temsil eden hesaplar üzerinden intihar düşünceleri, kendine zarar verme ve yeme bozuklukları gibi ciddi sorunlar gündeme getirildi.
Ebeveyn hesaplarına bağlanan yeni test profillerinde, bazıları bir saate kadar devam eden riskli konuşmalara rağmen herhangi bir güvenlik bildirimi gönderilmediği görüldü. Araştırmada ayrıca ChatGPT’nin, profesyonel yardım veya kriz destek kaynaklarına yönlendirme yapılması gereken durumların dörtte birinden fazlasında beklenen yönlendirmeyi sağlayamadığı belirtildi. Elde edilen sonuçları değerlendiren araştırmacılar, ChatGPT’nin gençlere yönelik güvenlik düzeyini kendi değerlendirmelerinde “Kabul Edilemez Risk” kategorisinde sınıflandırdı.
Gençlerin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artıran bir diğer çalışma, npj Digital Medicine dergisinde yayımlandı. Crisis Text Line kuruluşundan Kelly L. Zuromski ve çalışma arkadaşlarının hazırladığı incelemede, yapay zekâ sohbet robotlarının gençlerde intihar riskini belirleme ve bu riske uygun yanıt verme becerileriyle ilgili mevcut araştırmalar değerlendirildi. İncelemeye göre yapay zekâ sistemleri, intihar düşüncelerinin doğrudan ifade edildiği mesajları tanımakta daha başarılı olabiliyor. Ancak psikolojik sıkıntıların dolaylı, belirsiz veya zaman içinde giderek belirginleşen ifadelerle anlatılması durumunda bu başarı düşebiliyor.
Ergenlerin yaşadıkları sorunları her zaman açıkça dile getirmemesi, söz konusu eksiklikleri daha önemli hale getiriyor. Farklı konuşmalara yayılan umutsuzluk, yalnızlık ve çaresizlik işaretlerinin doğru ilişkilendirilememesi, risk altındaki gençlerin profesyonel yardıma ulaşmasını geciktirebiliyor.
Araştırmaların gündeme getirdiği önemli sorunlardan biri de gençlerin sohbet robotlarını psikolojik destek veya terapi amacıyla kullanması. Yapay zekânın sabırlı, anlayışlı ve destekleyici görünen yanıtları, özellikle yalnızlık yaşayan gençlerde gerçek bir insanla iletişim kurdukları hissini oluşturabiliyor. Ancak bu tür yanıtlar verilmesi, sistemlerin psikolojik sorunları doğru değerlendirebildiği veya profesyonel destek sağlayabildiği anlamına gelmiyor.
Common Sense Media’nın testlerinde, ChatGPT’nin bazı durumlarda kendisine gerçek bir arkadaş gibi yaklaşan gençlere, kişisel duyguları ve tercihleri varmış izlenimi veren yanıtlar üretebildiği de görüldü. Bu durum, gençlerin yapay zekâyla aşırı duygusal bağ kurması ve gerçek sosyal ilişkilerden uzaklaşması ihtimalini gündeme getiriyor. Özellikle psikolojik açıdan hassas dönemlerden geçen gençlerin tek destek kaynağı olarak yapay zekâya yönelmesi, ailelerinden veya ruh sağlığı uzmanlarından yardım almalarını geciktirebiliyor.
GÜVENLİK SİSTEMLERİ TARTIŞMA KONUSU OLDU
Common Sense Media’nın araştırması, genç kullanıcıları korumaya yönelik bazı mekanizmaların da beklenen düzeyde çalışmadığını ortaya koydu. Testlerde yaş tahmini sisteminin bazı yetişkin hesaplarını, kullanıcı kendisini 13 yaşında tanıtsa bile gençlere yönelik koruma deneyimine geçirmediği belirlendi. Buna karşılık açık cinsel içerikli rol yapma taleplerinin reddedilmesi gibi bazı güvenlik özelliklerinin başarılı çalıştığı ifade edildi. OpenAI ise araştırmanın yöntemine itiraz etti. Şirket, ebeveyn kontrolleri tam olarak etkinleşmeden gerçekleştirilen bazı testlerin gerçek kullanım koşullarını yansıtmayabileceğim savundu ve gençlerin güvenliğine yönelik koruma sistemlerini geliştirmeyi sürdürdüğünü açıkladı.
Common Sense Media, araştırma sonuçlarının ardından güvenlik eksiklikleri giderilene ve bağımsız testlerle doğrulanana kadar ChatGPT kullanımının 18 yaş ve üzeri kişilerle sınırlandırılması çağrısında bulundu, npj Digital Medicine dergisinde yayımlanan incelemede ise gençlerin gerçek yaşamda yapay zekâyla kurdukları etkileşimlerin intihar riski üzerindeki etkilerinin henüz yeterince bilinmediği vurgulandı.
Araştırmacılar, gençlere özgü güvenlik testlerinin geliştirilmesini ve risk altındaki kullanıcıların güvenilir yetişkinlere, kriz destek hizmetlerine ve ruh sağlığı uzmanlarına ulaşmasının kolaylaştırılmasını önerdi, iki çalışmanın ortak noktası, yapay zekânın gençlerin yaşadığı ruhsal krizleri her zaman fark edememesi ve gerekli durumlarda yeterli profesyonel desteğe yönlendirme yapamayabilmesi oldu. Bulgular, çocukların teknoloji kullanımının takip edilmesi ve psikolojik sorunlarda insan desteğinin öncelikli tutulması gerektiğine işaret etti. Araştırmalar, yapay zekânın doğrudan intihara neden olduğunu ortaya koyan kesin bir sonuç sunmuyor. Bununla birlikte elde edilen bulgular, gençlerin ruhsal krizlerinin yönetiminde yalnızca yapay zekâya güvenmenin ciddi riskler taşıyabileceğini gösteriyor.
Araştırmaların ortaya koyduğu riskler, psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın yapay zekânın ruh sağlığı alanında kullanılmasıyla ilgili daha önce yaptığı açıklamaları da yeniden gündeme getirdi. Tarhan, Ağustos 2025’te katıldığı canlı yayında, özellikle yalnızlık yaşayan, duygusal açıdan hassas olan ve psikolojik sorunlarla mücadele eden kişilerin yapay zekâya aşırı bağlanmasının sakıncalarına dikkat çekmişti. Yapay zekânın profesyonel terapi hizmetinin yerine konulamayacağını belirten Tarhan, “Ancak yapay zekâyı terapist gibi görürseniz o zaman risk başlar. Çünkü yapay zekâdan terapist olmaz” ifadelerini kullanmıştı.
DUYGUSAL BAĞ, BAĞIMLILIK RİSKİNİ ARTIRABİLİR
Yapay zekânın gerçek bir insan gibi empati kuramadığını ve kişinin ruhsal durumunu bir uzman gibi değerlendiremediğini vurgulayan Tarhan, gençlerin bu sistemleri arkadaş veya sırdaş olarak görmelerinin duygusal bağımlılık riskini artırabileceğine işaret etmişti. Tarhan, aynı açıklamasında yapay zekânın karşısındaki kişinin gerçek niyetini anlamakta zorlanabileceğini belirterek özellikle intihar düşüncesi içeren ifadelerin yanlış yorumlanmasının ciddi sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulunmuştu.
Yaşamak istemediğini dile getiren bir kullanıcının sözlerinin doğru değerlendirilememesi halinde sakıncalı yanıtlar üretilebileceğine dikkat çeken Tarhan, kontrolün tamamen teknolojiye bırakılmaması gerektiğini ifade etmişti. Bu değerlendirmeler, bilimsel incelemede gençlerin dolaylı biçimde ifade ettiği intihar riski belirtilerinin yapay zekâ tarafından gözden kaçırılabileceğine ilişkin bulgularla benzer kaygıları ortaya koyuyor.
UZMAN DESTEĞİ VAZGEÇİLMEZ ÖNEM TAŞIYOR
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kasım 2025’te Bursa Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği konuşmada da, yapay zekânın bilinçli bir varlık olmadığını ve profesyonel ruh sağlığı hizmetlerinin yerini alamayacağını belirtmişti. Yapay zekânın uzmanlar tarafından yardımcı bir araç olarak kullanılabileceğini ifade eden Tarhan, bu teknolojinin bağımsız bir terapist gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulamıştı. Tarhan ayrıca ergenlik öncesi dönemdeki çocukların aşırı yapay zekâ kullanımına karşı korunmasının önemine dikkat çekmişti.
Ebeveynlere dijital rehberlik çağrısı
Tarhan, 28 Eylül 2026’da yayımlanan başka bir açıklamasında çocukların ve gençlerin karar verme becerileriyle ilişkili beyin bölgelerinin gelişimini henüz tamamlamadığına işaret ederek dijital dünyada ebeveyn rehberliğinin önemini vurgulamıştı.
Çocukların dijital teknolojileri bilinçli kullanmayı öğrenmesi ve ailelerin bu süreçte yol gösterici olması gerektiğini belirten Tarhan, özellikle riskli içeriklere maruz kalmanın önlenmesinin önemine dikkat çekmişti. Araştırmalar ve uzman değerlendirmeleri, yapay zekânın çocukların yaşamında giderek daha fazla yer edindiği bir dönemde ailelerin rehberliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Çocukların psikolojik sorunlarını sohbet robotlarıyla paylaşması durumunda bu uygulamaların profesyonel yardımın yerini tutmadığının bilinmesi, ihtiyaç duyulduğunda güvenilir yetişkinlerden ve uzmanlardan destek alınması önem taşıyor.
(Anayurt, 16.10.2026)


Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.
SİZ DE YORUM YAZIN