Post image
Gülistan Doku… Seri katil… Rojin olayı…

 

Gülistan Doku olayı deşildikçe bir genç kızın nasıl öldürüldüğü, valinin, kıza tecavüz eden oğlunun suçunun üstünü örtmek için makamının gücünü kullanarak nasıl bu cinayetin işlenmesinde, cinayetin üstünün örtülmeye çalışılmasında yaptığı alavere dalavereler bir bir ortaya çıkmıştı malum…

Hala da soruşturma sürüyor ve pislikler ortalığa saçılıyor…

İster mahkemede yargılama yapılıp kararı verilsin, ister verilmesin; kamuoyunda söz konusu eski Vali, oğlu ve çevresindekiler (suçu örtmeye yönelik emirlerini yerine getirenler) suçlu damgasını yemişlerdir… Tabi eski valinin eşi de…

Gülistan Doku olayıyla ilgili gerçekler ortaya çıkmaya başladığı süreçte Adalet Bakanlığı koltuğuna oturan ve “ucu nereye giderse gitsin” diyerek soruşturmayı yürütenlerin arkasında duran Akın Gürlek’in emriyle Adalet Bakanlığı bünyesinde 24 Nisan 2026 tarihinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kurulmuş ve faili meçhul pek çok tozlu dosya raflarından indirilip yeniden açılmıştı…

Şimdi Uğur Mumcu’nun ailesinden üniversite okumak için gittiği Van’da öldürülen Rojin Kabaiş’in ailesine kadar bir yakınını faili meçhul şekilde yitiren herkes umutla Gülistan Doku olayında olduğu gibi, yaşadıkları katliamın, cinayetin kim ya da kimler tarafından işlendiğinin ortaya çıkarılmasını bekliyorlar. Adalet Bakanı’nın kapısını çalıp, bu konuda yardım talebinde bulunuyorlar…

Bakan kimseyi geri çevirmiyor… Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın görevlendirdiği ekipler titizlikle çalışıyor…

Ve bir bir cinayetler aydınlatılıyor…

Hatta Ankara’da yıllardır çözülmeyen seri cinayet dosyasındaki düğüm de çözüldü…

Başkentte 2015 yılında aynı yöntemle; yani pantolonları ve iç çamaşırları dize kadar indirilerek, kafalarının arka kısmına künt, sert bir cisimle vurularak öldürülmüştü Hasan Saygın, Muhsin Demirbilek ile Mustafa Çağmaoğlu… Ve altı kişi de aynı şekilde öldürülmeye teşebbüs edilmişti…

Oysa seri katil; Antalya’da benzer şekilde işlenen bir cinayetten cezaevindeydi… Ta ki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı bu dosyaları raftan indirip, olaylar arasındaki benzerlikleri inceleyene kadar ne yazık ki; farkına bile varılmamıştı… Tam 11 yıl geçmişti aradan… Seri katil Ankara’dan Antalya’ya gidip yerleşmiş, hayvan sever olarak imaj yaratmıştı…

Ancak huylu huyundan vazgeçmemişti… Antalya’da da 2019 yılında emlak zengini 71 yaşındaki Asım Bayramı’ı aynı yöntemle öldürmüş ve Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yatıyordu…

Ankara’daki üç cinayet ve altı kasten öldürmeye teşebbüs olayının şüphelisi olduğu oğlunun da verdiği ifadeyle tespit edilen seri katil Medeni Öztaş’ın 7 Ağustos 2026 tarihinde ifadesi alındı ve bu suçlardan da tutukluluğuna karar verildi…

Oğlunun anlattığına göre babası sürekli geceleri dışarı çıkıyordu, çıkarken de içerisinde keser, tornavida ve pense gibi aletlerin bulunduğu takım çantasını yanına alıyordu… Parası olmadığı halde sabaha karşı elinde gıda poşetiyle, üzeri kanlı vaziyette eve geliyordu… Babasının gasp ve hırsızlık yaparak gıda ve sigara aldığını düşündüğünü, üzerinin neden kanlı olduğunu sorduğunda da; kasaba yardım ettiğini, koyun kestiklerini söylediğini, belirtiyordu oğlu…

Bu olaylar arasında neden, niçin 11 yıl boyunca bağlantı kurulmadı, kurulamadı, olaylar aydınlatılamadı elbette tartışılır, ama bir cinayetler silsilesi daha aydınlatıldı… Umuyoruz katil çıkarılacak bir afla salıverilmez, yeni kötülükler peşine düşmez…

Gelelim Rojin olayına…

 

 

Ne büyük acıdır bir aile için…

Düşünsenize çocuğunuz üniversiteyi kazandığı için mutlusunuz, onu okuması için gönderiyorsunuz, ama ahlaksız birileri onu öldürüyor… Cinayeti kimin işlediği bile yıllardır ortaya çıkarılamıyor…

Gülistan Doku olayına ne kadar benziyor değil mi?

Resmen intihar etti görüntüsü yaratılmaya çalışıldı…

Bu soruşturmada da yeni gelişmeler var. Rojin’in vücudunda iki ilaç tespit edildi… Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut, Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin’in 15 Ekim 2026’da bulunmasından hemen önce Rocuronium ve Ornidazole verilerek bayıltıldığını belirtiyor… Avukat Karabulut, Rojin’in 15 Ekim’de cansız bedeninin bulunmasının ardından yapılan otopside midesinde ve iç organlarında Rocuronium; midesinde ise Ornidazole tespit edildiğine dikkat çekiyor…

Gülistan gibi Rojin’i de kim ya da kimler öldürdüyse bir an önce bulunsun, cezaevini boylasınlar, katiller cezasız kalmasın…

Adalet Bakanı Akın Gürlek gibi biz de suçluların peşini bırakmayan, suçları aydınlatmaya çalışan tüm başsavcılara, emniyet, jandarma yetkililerine teşekkür ediyoruz…

Tüm faili meçhul dosyaların aydınlatılacağını, aradan yıllar geçse de faili meçhul dosyaların takip edileceğini söyleyen Gürlek’ten kararlılıkla bu sözünün arkasında durmasını bekliyor ve istiyoruz…

İyi haftalar

Umut Vakfı-25.08.2026

 

 

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN