Post image
Kaynanaya ceza…

 

Valla açıkça söylemek gerekirse şimdiki dönemde genelde kayınvalideler melek gibi…

Tek amaçları var bu büyük çoğunluğun; yeter ki oğulları, gençler mutlu olsun…

Yani geçmişi düşünsenize, pek çok insanın, gelinini sevmeyen, ona her eziyeti eden bir “Sürahi Nine”si vardı… Hatta kabul edelim ki, bazılarımızın babaannesinin yanında Sürahi Nine zemzem suyuyla yıkanmış bile kalıyordu… Çünkü Sürahi Nine en azından torunlarını seviyordu…

Neyse bu anımsamadan sonra asıl konumuza gelelim…

Ve şimdi anlatacaklarımızda göreceğiniz gibi; maalesef ki, “çocuk gelin” olayı hala sürüyor ve hala böyle kayınvalideler de bulunuyor…

Tam tamına bir yıl önce, Anneler Günü’nde, Ordu’da 4 yıllık evli, bir kız çocuğu annesi Arzu Ay evlerinin bahçesindeki ağaca kendini asarak intihar etmişti…

Oysa daha yaşamının baharındaydı… Bir anneler gününde, küçücük kızını geride bırakmayı göze alarak yaşama veda etmişti…

Maalesef ki geride bıraktığı günlükler ve notlar; nasıl ağır bir psikolojik baskı, aile içi çatışma ve çaresizlik duygusu içerisinde olduğunun birer kanıtlarıydı…

Günlüklerinde evliliğinin ilk 1 yılında mutlu olduğunu yazıyordu… Geri kalan 3 yıl da ise nasıl yalnızlık, bıkkınlık, eziyete maruz kalarak yaşadığını notlara dökmüştü Arzu…

Üzücü ki, kadın intiharları hiç bitmiyor. İşte bugün de Urfa Akçakale’de 22 yaşında, iki çocuk annesi bir kadının intiharı haberi var gazetede… Hem de o da Arzu gibi Anneler Günü’nde kendi canına kıymış…

Arzu’nun intiharını Ordu savcılığı, “Bir genç kadın intihar etti” deyip olayı geçiştirmedi…

Olay yerine giden savcı, intiharı şüpheli bulmuştu… Bu doğrultuda da, neden, niçin intihara sürüklendiği araştırıldı Arzu’nun…

Başlatılan soruşturmada, ev, aile ortamı, aile içi ilişkiler didik didik edildi, günlükleri, notları bulundu, komşularla konuşuldu…

 

 

Mahkeme dosyasına giren bilgilerde de görüldüğü gibi Arzu; evin çatı katında, duvarları tuğla, zemini beton, penceresi tamamlanmamış, kısacası insani yaşam koşullarından uzak bir bölümde kalıyordu intihar etmeden önce…

Soruşturma derinleştikçe intihar denilen olayın, “sistematik bir psikolojik baskı, aile içi eziyet, baskı, izolasyon, sürekli itilip-kakılma, ağır çalışma koşulları” sonucu bir yaşama veda etme olduğu kanıtlandı…

Komşuları da, eve kilitlendiğini, sürekli azarlanıp, aşağılandığını anlatıyorlardı…

Sonuç olarak; Bir çocuk gelin mutluluğa kanat çırptığını sanmış, ama eşi ve kaynanasının eziyetiyle yüzleşmişti

Arzu’nun 11 Mayıs 2025’te yaşadığı bu zor koşullar nedeniyle tükenmişlik içinde hayatına son vermesi üzerine yapılan araştırma sonrası eşi hemen tutuklanmış, mahkeme kaynanayı ise “gelinine karşı eziyet ve kötü davranma suçlarından adli kontrol” şartıyla serbest bırakmıştı…

Davaya bakan ve “sistematik eziyet vardı” sonucuna varan Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 1 yıl sonra kararını açıkladı ve Arzu gelinin kocası Cengiz Ay ile kayınvalidesi Kıymet Ay’ın “kadına karşı eziyet” suçunu işlediklerine hükmetti…

Mahkeme, Cengiz Ay’a önce 3 yıl hapis cezası verdi, sonra bu cezayı, iyi halden 2 yıl 6 aya, kayınvalide Kıymet Ay’a da 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Kayınvalidenin cezası da, iyi hal uygulanarak 2 yıl 1 aya düşürüldü… Ve gelinine eziyet eden kayınvalide de sonunda tutuklandı…

Günlüklerinde; “Bu dünyaya sığamadım… İtildim kakıldım” diye yazan ve ölümünden eşi ve kayınvalidesini sorumlu tutan Arzu gelinin ölüm yıldönümünde verilen bu karar, son yıllarda erozyona uğradığı ileri sürülen hukukun üstünlüğüne önem verenler için bir güneş gibi… Ne dersiniz?

Ayrıca aile içi şiddetin, kadına karşı eziyetin cezasız kalmayacağının da göstergesi… Evde eziyet yapan herkese bir uyarı… Kaynana, koca, gelin…

Lütfen, hiç olmazsa aile içinde huzurlu ve mutlu yaşayalım ve birbirimizin kıymetini bilelim…

İyi haftalar

Umut Vakfı – 12.05.2026

 

 

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN