Yekta KOPAN
Aziz Nesin’in 1967’de yazdığı Şimdiki Çocuklar Harika eserindeki o özgür ruh, bugün sınıf duvarları arasında kendine yer arıyor…
Geçen hafta Türkiye’nin farklı şehirlerindeki okullarından gelen haberler içimizi parçaladı. Bu tablonun bir günde ortaya çıkmadığını biliyoruz. Uzun süredir biriken, görmezden gelinen, üstü örtülen bir mesele. Bıçaklı saldırılar, okul çeteleri, zorbalık, öğretmenlere yönelen şiddet, dijital linçler… Geçen hafta herkes konuştu. Sosyal medyada, ekranlarda, köşe yazılarında… Herkes bir anda uzman oldu. Nedenleri sıraladı, çözümler önerdi, teşhisler koydu. Ama bir tuhaflık vardı: Sesi en az duyulanlar yine öğretmenlerdi. Oysa çocukların öfkesini, kırgınlığını, yalnızlığını en yakından gören onlar. Gerekirse bir öğrenciyi korumak için kendini siper etmekten çekinmeyen, bunu bir “görev” değil bir sorumluluk olarak gören insanlar. Çoğu zaman bir çocuğu anne-babasından daha iyi tanıyan, onun ses tonundaki küçük değişimi bile fark eden kişiler.
Peki onlar neyle uğraşıyor? Bir yanda “anne-baba WhatsApp grupları”. Herkesin birbirine öğretmenlik yaptığı, her mesajın bir denetim aracına dönüştüğü, dedikodunun pedagojik öneri diye dolaştığı o görünmez baskı alanı. Diğer yanda, kendini bir anda pedagog ilan eden velilerin bitmeyen müdahaleleri.
Sınıfta okutulacak bir kitap bile artık başlı başına bir mesele. Bir flamingo “pembe” olduğu için “sakıncalı” olabilir. Gökkuşağı zaten başlı başına sorun. Bir filin hortumu bile tartışma konusu haline gelebilir. Salyangoz istenmeyen bir simge olarak görülebilir. Bazı okullar, içinde bu hayvanların olduğu çocuk kitaplarının “okuma listesine” alınmayacağını yayınevlerine söylüyor. Çocuk kitapları, sanki bir mayın tarlasında yürür gibi seçiliyor artık. Öğretmenin inisiyatifi, yani eğitimin en temel damarlarından biri, adım adım kesiliyor.
Ben Ankara’da, bir devlet okulunda okudum. Teğmen Kalmaz İlkokulu. Öğretmenim Sabahat Yılmaz’ı çok severdim. Adını hâlâ saygıyla anmamın sebebi yalnızca iyi bir öğretmen olması değil, bize güvenmesiydi. Cuma günleri sınıfta kitap okunurdu. Her hafta bir öğrenci ayağa kalkar, kitabı yüksek sesle okurdu. O an yalnızca bir okuma etkinliği değildi. Bir çocuğun kendini ifade etmesi, diğerlerinin dinlemeyi öğrenmesi, hep birlikte bir metnin içine girmemizdi. O kitaplardan biri de Aziz Nesin’in Şimdiki Çocuklar Harika’sıydı.
Çocukların dünyasını dolduran boşluk: Edebiyat, sanat
Aziz Nesin bu kitapta çocukları “eğitilecek varlıklar” olarak değil, dünyayı anlamaya çalışan, sorgulayan, aklıyla ve mizahıyla ayakta duran bireyler olarak görür. Çocuğa “Bak, gördüğün şeyleri sorgulayabilirsin” der. Mizahı bir düşünme aracına dönüştürür. On yaşındaki iki çocuğun mektuplaşması üzerinden yetişkinlerin dünyasını anlatırken aslında bize ayna tutar. Bu kitabı okurken, bütün sınıf nasıl güldüğümüzü iyi hatırlıyorum.
Kitap ilk olarak 1967’de yayımlanmış. Aradan geçen zamana rağmen hâlâ güncel. Bugün de Nesin Yayınevi tarafından yayımlanıyor. Peki bugün, bu kitap bir sınıfa girebilir mi? Bugün bir öğretmenin, kendi öğrencileri için doğru bulduğu bir kitabı seçip okutabilmesi ne kadar mümkün? Bu sorunun cevabı, aslında içinde bulunduğumuz tabloyu açıklıyor. Çünkü biz çocukların dünyasını daraltıyoruz. Edebiyatı, sanatı, hayal gücünü, sorgulamayı yavaş yavaş onların elinden alıyoruz. Yerine meclisten statlara, gündelik hayattan televizyon ekranlarına yayılan bir şiddet dilini koyuyoruz. Sonra da dönüp “Neden şiddet var?” diyoruz. Oysa cevap çok uzak değil.
Kendini ifade edemeyen çocuk, başka bir yol bulur. Düşünemeyen, sorgulayamayan, empati kuramayan çocuk, kendisine her cepheden aşılanan şiddet dilini hızlı bir şekilde öğrenir. Edebiyatın, sanatın olmadığı yerde boşluk oluşur. Ve o boşluk asla boş kalmaz. Aman yanlış anlaşılmasın, durumun ciddiyetinin farkındayım ve “Bütün bu sorunları edebiyat çözecektir” demeye getirmiyorum. Sadece edebiyatın ve öğrencilerini sanatla dönüştürecek öğretmenlerin değerini hatırlatmak istiyorum.
Şimdiki Çocuklar Harika / Aziz Nesin / Nesin Yayınevi / Roman / 224 Sayfa
(Oksijen O2, 24.04.2026)



Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.
SİZ DE YORUM YAZIN