Post image
İhanetin Hazin Sonu!

 

Kerem ÇALIŞKAN

Osmanlı hanedanının son temsilcisi Vahdettin, saray düzenini ye tahtını kaybetmemek İçin işgalcilere hizmet eden bir hükümdar olmayı seçti. Milli Mücadele’de Türk milleti yerine İngiltere’ye güvenmeyi seçince atalarını, kendisini ve hanedan üyelerini utandıran perişan ve acıklı bir sona sürükledi. Turan Akıncı, Remzi Kitabevi tarafından yayımlanan Saltanatın Sonu: Sultan Vahdettin, Ülkeden Kaçış ve Sürgünde Ölüm adlı yeni kitabında Osmanlı Devleti’nİn çöküşünü ve Sultan Vahdettin’in son yıllarını anlatıyor.

İstanbul Dersaadet, Galata, Selanik, Boğaziçi, Sürgün, İsyan, İşgal, Büyük Savaş, Son Yüzyıl, Milli Meclis gibi yakın tarihe dönük yetkin incelemeleriyle öne çıkan bir isim Turan Akıncı.

Remzi Kitabevi tarafından yayımlanan Saltanatın Sonu: Sultan Vahdettin, Ülkeden Kaçış ve Sürgünde Ölüm adlı yeni kitabında, Osmanlı Devleti’nin çöküşünü ve ölümünün 100. yılında, Osmanlı hanedanının son temsilcisi Vahdettin’in (1926) son yıllarını kaleme alan Akıncı, okuyucuyu Dünya Savaşı’nın sonunda İstanbul’un o sisli, puslu işgal günlerine ve Saray’ın endişe dolu salonlarına götürüyor.

VAHDETTİN VE MUSTAFA KEMAL

Kitabın başında Vahdettin’in babası, amcası, kadınları ve çocukları tanıtılıyor. Ardından Vahdettin’in Mustafa Kemal ile 1917’de Almanya’ya yaptığı o “kader gezisi” ile olaylar akmaya başlıyor. Kader gezisi çünkü ikisinin ilişkisi daha sonra Osmanlı’nın sonu ve Cumhuriyetin ilanını belirtiyor.

Vahdettin’in Karadeniz’de silahlı çete olaylarım bastırmak için Mustafa Kemal’i göndermesinde kuşkusuz kişisel tanışıklığının önemli bir rolü var. 19 Mayıs böyle başlıyor.

Ama Akıncı, Vahdettin’in Mustafa Kemal’e 50 bin altın verdiği efsanesini de yalın bir hesapla yıkıyor.

O dönem Reşat altını 7.2 gram. 50 bin altın 3 500 kilo ediyor. Yani 3.5 ton! Bandırma vapuruyla taşınması olanaksız. Zaten gemide silah arayan İngilizlere Mustafa Kemal’in “Biz silah değil, kafa ve iman götürüyoruz” dediği de biliniyor.

O kafa ve iman adım adım Milli Mücadele’yi başlatırken Vahdettin giderek daha sıkı bir şekilde İngilizlere sarılıyor.

“Ben önce Allah’a sonra İngiltere’ye güvenirim” sözü de günümüze kadar yankılanıyor.

İHANETE ADIM ADIM…

Kitapta ardından Vahdettin’in Milli Mücadele’yi bastırmak için attığı adımlar sıralanıyor:

İngilizlerden manda isteği, şeyhülislam fetvaları, Mustafa Kemal ve arkadaşları hakkında idam kararları, İngiliz parasıyla Hilafet ordusu kurulması, iki yılda 60’ı bulan iç isyan kışkırtmaları…

Turan Akıncı, Vahdettin’in ihanetini İngiliz arşivinden belge numaralarını da vererek bir kez daha gözler önüne seriyor.

Milli Mücadele zaferle sonuçlanıp Mustafa Kemal’in askerleri İstanbul’a gelince Vahdettin çareyi İngiliz zırhlısıyla kaçmakta buluyor. Ama İngiltere de ona beklediği desteği vermiyor.

Vahdettin sonunda üç kadını, çocukları ve 30 kadar saray mensubu ile kendini İtalya’da San Remo kentinde parasız pulsuz bir şekilde buluyor.

Eldeki paranın hızla tükenmesine, kumarbaz ve içkici Yarbay Zeki de hayli katkıda bulunuyor. Vahdettin, eski eşlerinden birinin kardeşi olan bu serkeş adama söz geçiremiyor.

Sonunda Vahdettin, 16 Mayıs 1926’da San Remo’da vefat ediyor. Cenazesi borçlara gelen haciz nedeniyle bir ay villada tabutta kalıyor. Sonra Şam’a götürülüp Yavuz Selim Camisi naziresine defnediliyor. Halen de orada.

Akıncı, Milli Mücadele’ye karşı “ihanet” saflarında yer alan Vahdettin, Damat Ferit ve son halife Abdülmecit’in son yıllarını Akdeniz kıyılarında birbirine yakın konumdaki kentlerde geçirmeleri, ama birbirlerine küs ve kızgın olarak hiç görüşmeden ölmelerini de tarihin ibret sayfası olarak gözler önüne seriyor.

Turan Akıncı’nın Saltanatın Sonu: Sultan Vahdettin, Ülkeden Kaçış ve Sürgünde Ölüm adlı kitabı, etkisi günümüze kadar süren bir ihanetin hazin öyküsünü merak edenler için kaçırılmaması gereken bir çalışma. ■

Saltanatın Sonu: Sultan Vahdettin, Ülkeden Kaçış ve Sürgünde Ölüm / Turan Akıncı / Remzi Kitabevi / 280 s. / 2026.

(Cumhuriyet, 15.05.2026)

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN