Nazım Özgün ERBULAN
Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi akademisyenlerinin hazırladığı ve Acta Medica Nicomedia dergisinde yayımlanan araştırma, pandemi döneminin çocuk istismarı olgularına etkisini ortaya koydu. Mart 2018 ile Mart 2022 tarihleri arasında istismar şüphesiyle Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bildirilen 139 çocuğun dosyasının incelendiği çalışmada, pandemi öncesinde 53 olan bildirim sayısının pandemi döneminde 86’ya yükseldiği belirlendi.
KOÜ Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem Yıldız Gündoğdu ile tıp fakültesinde görev yapan Uzm. Dr. Ayşe Merve Benk Ayaz, Dr. Yunus Dursun, Doç. Dr. İrem Damla Çimen ve Doç. Dr. Şahika Şişmanlar’ın hazırladığı “Bir Üniversite Hastanesinde İhmal ve İstismar Tanısıyla Yapılan Bildirimlerde Pandemiyle Yaşanan Değişiklikler” başlıklı araştırma makalesi, 29 Haziran’da Acta Medica Nicomedia dergisinde yayımlandı. Araştırmada, bir üniversite hastanesinde tanılanan çocuk istismarı olgularının pandemi sürecinden nasıl etkilendiğinin araştırılması amaçlandığı belirtildi.
139 ÇOCUĞUN DOSYASI İNCELENDİ
Araştırmada, KOÜ Tıp Fakültesi’nin Çocuk Acil Servisi ile Pediatri Anabilim Dalı’nın diğer bölümlerinden Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Poliklinikliğine yönlendirilen ve doğrudan başvuruları sonucu istismar edildiği düşünülerek Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bildirimi yapılan 139 çocuğun dosyaları geçmişe dönük olarak incelendiği belirtildi. İncelemede pandemi döneminde yapılan bildirimlerin pandemi öncesi yapılan bildirimlere göre daha yüksek olduğu, bildirimi yapılan olgularda okul terki, alkol kullanımı, madde kullanımı, suça sürüklenme, cinsel istismar ve intihar girişimde bulunma oranı pandemi öncesine göre yüksek bulunduğu belirtildi.
ETİK KURUL ONAYI ALINDI
Parçalanmış aileye sahip olan olguların çekirdek aileye sahip olanlara göre ruhsal tanı alma oranı daha yüksek olduğu da belirtilen araştırmada, ruhsal tanı alanların tanı almayanlara göre haklarında tedbir kararı alınma oranı daha yüksek olduğu da ifade edildi. Ruhsal tanı alanlar hakkında alınan tedbir sayısı tanı almayanlara göre daha yüksek olduğu da araştırmada belirtildi. Araştırmanın, Mart 2018-Mart 2022 yılları arasında KOÜ Tıp Fakültesi’nin Çocuk Acil Servisi ile Pediatri Anabilim Dalı’nın diğer bölümlerinden Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Poliklinikliği’ne yönlendirilen ve söz konusu poliklinikliğe doğrudan başvuruları sonucu istismar edildiği düşünülerek Aile ve Sosyal Hizmetler il Müdürlüğü’ne bildirimi yapılan 139 çocuktan oluştuğu, bu araştırma için Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu’ndan etik kurul onayı alındığı belirtildi.
53’TEN 86’YA ULAŞTI
Mart 2018 ve Mart 2022 tarihleri arasında başvuruları olan 4-17 yaş arasındaki 139 çocuğun yüzde 56,8’i kız, yüzde 43,2’si erkek olduğu belirtilen araştırmada gruplar arasında cinsiyet ve yaş bakımından anlamlı bir fark görünmediği belirtildi. Çocuk ve ergenlerin dosyalarının tarandığı belirtilen araştırmada, tıp fakültesi hastanesine başvuran ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bildirimde bulunulan çocuk sayısı pandemi öncesinde 53 iken pandemi döneminde 86’ya ulaştığı belirtildi.
FARKLILIK SAPTANMADI
Yönlendirilen ve bildirimi yapılan çocukların ruhsal değerlendirme sonuçlarına genel olarak bakıldığında psikiyatrik tanı ve zeka düzeyleri açısından pandemi öncesi ve pandemi dönemindeki çocuklar arasında farklılık saptanmadığı, aile yapısına göre parçalanmış aileye sahip olan olguların çekirdek aileye sahip olanlara göre tanı alma oranının daha yüksek olduğu da belirtildi.
‘YÜZDE 23,7’Sİ CİNSEL İSTİSMAR MAĞDURU’
Araştırmada, “Tüm bildirimlerdeki çocukların yüzde 23,7’si cinsel istismar mağduru, yüzde 15,1’i fiziksel istismar mağduru, yüzde 7,9’u ise suça sürüklenmiş idi. Pandemi döneminde, istismar açısından değerlendirilerek bildirimde bulunulan olgularda alkol kullanımı, madde kullanımı, suça sürüklenme, cinsel istismara uğrama ve suisid girişimde bulunma oranı pandemi öncesi yapılan bildirime göre daha yüksek bulunmuştur. Parçalanmış aile yapısına sahip çocuklar için çekirdek aile yapısına sahip olan çocuklardan daha fazla sayıda tedbir kararı alınmıştır. İstismar mağduru olan çocuklar ile istismar mağduru olmayan çocuklar hakkında tedbir kararı alınma durumu arasında anlamlı farklılık bulunmuştur” ifadeleri yer aldı.
’86 ÇOCUKTAN 27’Sİ CİNSEL İSTİSMAR MAĞDURU’
Tecavüz, İstismar ve Ensest Ulusal Ağı’nın pandemi döneminde kapanmayla birlikte mart 2020’den bu yana küçüklerden gelen çağrılarda bir artış olduğunu bildirdiği belirtilerek, Benzer şekilde çalışmamızda pandemi öncesi dönemde başvuru yapan 53 çocuktan 7’si fiziksel şiddet mağduru olduğunu belirtirken pandemi döneminde bu oran belirli bir miktar artışla başvuru yapan 86 çocuktan 14’ü fiziksel şiddet mağduru olduğunu belirtmiştir. Cinsel istismar açısından bakıldığında ise durum daha ciddi boyuttadır. Pandemi öncesi 53 çocuktan 6’sı cinsel istismar mağduru olduğunu belirtirken Pandemi döneminde 86 çocuktan 27’si cinsel istismar mağduru olduğunu belirtmiştir” ifadelerine yer verildi.
OKULLARA DİKKAT ÇEKİLDİ
Araştırmacılar, makalenin tartışma kısmında pandemi ve beraberindeki kısıtlamaların çocukların yaşamını olumsuz etkilediğini, ruhsal yakınmaları ve riskli davranışları artırdığını belirtti. Uzun süre evde kalınması, okulların kapanması, sosyal izolasyon ve ailelerin yaşadığı ekonomik ile psikososyal sorunların çocukların ruh sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğu ifade edildi. Çalışmada, çocuğa yönelik ihmal ve istismarın tespit edilmesinde en önemli kurumlardan birinin okullar olduğu belirtilirken, pandemi döneminde okulların kapanması nedeniyle bu alandan gelen ihbarların önemli ölçüde azaldığı ifade edildi. Araştırmada, “Araştırmanın tek merkezli olması araştırma sonuçlarının genellenebilirliğinin güçleştirmektedir” ifadeleri de yer aldı.
(Özgür Kocaeli, 25.07.2026)


Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.
SİZ DE YORUM YAZIN