Gülenay BÖREKÇİ Marcel Proust’un çaya batırdığı erikli kurabiyesinden aldığı tek ısırık, bütün bir yitik zamanın ani bir taarruzla çay fincanından fırlamasını sağlamış. Böylece Proust da maziyi zihninde yeniden yaşamaya, boşlukları tamamlamaya, yani hatırlamaya başlamış. Marcel’in kurabiyeleri artık ‘unutkanlık’ denen korunaklı diyardan, o derin ve bitimsiz kış uykusundan çıkıp hayata dalmanın simgesi haline gelmiş durumda….











Son Yorumlar