Ordu Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Uzm. Dr. Mustafa Akçan, “İntihar önlenebilir bir halk sağlığı sorunudur. İntihar gerçekleştikten sonra neden aramak değil; risk altındaki bireyi mümkün olduğunca erken fark etmek lazım” dedi.
10 Eylül Dünya İntihan Önleme Günü nedeniyle açıklamada bulunan Akçan, “TÜİK 2025 verilerine göre Türkiye’de 4.599 kişi intihar sonucu yaşamını kaybetmiş, kaba intihar hızı yüz binde 5,36 olarak gerçekleşmiştir. Ordu’da ise 2025 yılında 52 intihar vakası kaydedilmiştir. Bu veriler, intiharların önlenmesine yönelik koruyucu ruh sağlığı politikalarının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır” diye konuştu.
“İntihar, bir halk sağlığı sorunudur”
Psikiyatri Uzmanı Dr. Akçan, şunları kaydetti:
“İntihar davranışını tek bir nedene bağlamak bilimsel açıdan doğru değildir. İntihar; biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin karşılıklı etkileşimiyle ortaya çıkan çok boyutlu bir halk sağlığı sorunudur. Depresyon ve diğer ruhsal bozukluklar, alkol ve madde kullanımı, önceki intihar girişimleri, kronik hastalıklar, sosyal izolasyon, ekonomik güçlükler, travmatik yaşam olayları ve umutsuzluk başlıca risk faktörleri arasındadır. Bu nedenle ekonomik sorunlar, aile içi çatışmalar veya belirli bir yaşam olayını tek başına intiharın nedeni olarak göstermekten kaçınılmalıdır. Çoğu olguda görünen son olay, altta yatan çok sayıda risk faktörünün oluşturduğu sürecin yalnızca bir parçasıdır.”
Medyayı uyardı!
‘İntihar önlenebilir bir halk sağlığı sorunudur’ diyen Akça, sözlerini şöyle tamamladı;
“Bunun için koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, ruhsal hastalıklara yönelik damgalamanın azaltılması, erken tanı ve tedavi olanaklarının yaygınlaştırılması gerekmektedir. Özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinde depresyon ve intihar riskinin erken fark edilmesi, riskli bireylerin psikiyatri hizmetlerine hızlı şekilde yönlendirilmesi ve daha önce intihar girişiminde bulunan kişilerin taburculuk sonrasında düzenli takip edilmesi büyük önem taşımaki tadır. Sağlık kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler, eğitim kurumlan ve sivil toplum kuruluşları arasında etkin ve sürdürülebilir bir işbirliği oluşturulmalıdır. Medya ise intihar haberlerinde yöntem ayrıntılarından, sansasyonelleştirmeden ve romantize edici ifadelerden kaçınmalı; yardım arama davranışını destekleyen sorumlu bir yayıncılık anlayışı benimseumrıltâum melidir. Sonuç olarak amaç, intihar gerçekleştikten sonra neden aramak değil; risk altındaki bireyi mümkün olduğunca erken fark etmek, uygun desteğe ulaştırmak ve sürekliliği olan bir ruh sağlığı sistemi oluşturmaktır. İntiharların önlenmesi yalnızca sağlık çalışanlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur.” Haber merkezi
(Ordu Yorum, 12.09.2026)


Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.
SİZ DE YORUM YAZIN