2026-2027 eğitim ve öğretim yılı 14 Eylül Pazartesi günü başladı malum…
Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre; ilkokul çağında 5.7 milyon, ortaokul çağında 5.1 milyon, lise çağında da 5.3 milyon, toplamda 16.1 milyon öğrenci ve 1.2 milyon öğretmen ders başı yaptı…
Ve tebrik ediyoruz ki; kent genelinde 2 milyon 800 bin öğrenci, 161 bin 453 öğretmenin ders başı yaptığı İstanbul’da ders zilinin saat 10’da çalması uygulaması herkese nefes aldırdı…
Diyebilirsiniz ki; trafik tıkandı…
Doğal İstanbul’da trafiğin tıkanması…
Ne derseniz deyin ilk günü rahatlatan bir uygulamaydı bu…
Düşünsenize; 19 bin civarında okul servisi yeni dönemin ilk günü trafiğe çıkacaktı ve velilerin de kendi araçlarıyla çocuklarını okula götürmesiyle ne büyük bir keşmekeş yaşanacaktı…
İşe gidenler ve okula yetişmeye çalışanlar…
Sonuç olarak iyi bir uygulamaydı…
Ama tabii ki okullar bir sürü sorunlarla açıldı…
Öğretmenlere beyaz önlük uygulamasından, okulların temizliğine…
Tabii bir kaldırılması gereken, eski uygulamaya dönülmesi gereken sorun var ki; okul tatil tarihleri…
Eskiden biliyorsunuz bir ara yani yarıyıl tatili vardı ve Haziran ayında da okulların kapanış tatili başlıyordu…
Şimdi daha çocuklar okula ve derslere alışmaya başlarken pat diye Kasım’da (ki ilk tatil 16 Kasım tarihinde) ilk tatil başlıyor… 16-20 Kasım tarihleri arasındaki birinci dönem ara tatilinden sonra yine çocuklar tam okul ve derslere ısınırken 25 Ocak 2027 tarihinde yarıyıl tatili başlıyor ve 5 Şubat Cuma günü sona erecek. İkinci dönemin ara tatili ise 8-12 Mart 2027 tarihleri arasında… Ve; 2026-27 öğretim yılı 25 Haziran Cuma günü sona eriyor…
Kısacası tatiller, tatiller…
Tatil ayarlaması yine eskisi gibi iki dönem mi olsa acaba?
DİSK’İN ARAŞTIRMASI
Okullar başlarken DİSK Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR), “Çocuk İşçiliği: Yoksulluk, MESEM’Ier, İş Cinayetleri” başlıklı yeni raporu yayınlandı. Buna göre, ülkemizde her 3 çocuktan biri yoksul…
Ki DİSK; Bu oranın, “çocuk yoksulluğunun yalnızca gelir yetersizliğiyle değil, çocukların eğitimden beslenmeye, barınmadan sosyal ve kültürel yaşama kadar temel haklara erişimi açısından ele alınması gerektiğini göstermektedir” diyor raporunda….
Rapora göre, çalışan çocukların 59,2’si hane halkı ekonomisine katkı için çalışırken, 14-17 yaş grubunda okullaşma son eğitim yılında 8,1 puan geriledi. Eğitimden kopuş özellikle lise çağında derinleşiyor…
Çocuk işçiliğinin ülkemizin kanayan yarası olduğuna parmak basan DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, yeni eğitim-öğretim yılı başlarken yüzbinlerce çocuk için okul zilinin çalmadığını, bu çocukların fabrikaların, sanayi sitelerinin, tarlaların yolunu tuttuğunu, arkadaşları okula giderken onların işbaşı yaptığını söyledi…
Çerkezoğlu, çocuk istihdamının yüzde 70 arttığına dikkat çekerken DİSK’in raporunda da; son 9 yılda en az 93 bin 517 çocuğun iş kazası geçirdiği, en az 546 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiği kaydedildi…
Yani bir okul dolusu çocuk…
Raporda da kaydedildiği gibi; bu çocukların büyümesi gerekiyordu, ama çalışırken yaşamlarını yitirdiler…
Bu ölümler kader olarak kabul edilebilir mi?
Hayır…
Medeni bir toplumda, çocuklar çalışırken ölmemeli…
Tüm çocukların iyi eğitim almaları sağlanmalı, devlet çocuklarına sahip çıkmalı…
İyi haftalar
Umut Vakfı – 15.09.2026



Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.
SİZ DE YORUM YAZIN